20 Şubat 2017 Pazartesi

                            GAZETECİLİK VE MUHABİRLİK


1 MESLEK 1 UZMAN ekibi olarak Gazetecilik ve Muhabirlik mesleği tanıtımı için NTV Haber Muhabiri Korhan Varol ile röportaj yaptık. Gazetecilik ve Muhabirlik mesleği ile ilgili merak ettiklerinizi birmeslekbiruzman@gmail.com adresinden bizler vasıtasıyla uzman konuğumuza iletebilirsiniz.



Gazetecilik kimliğiniz ile Korhan Varol kimdir ve sizi bu mesleğe yönelten nedir?

 1996 seçimleriydi, o sıralarda Türkiye’de bir genel seçim vardı ve ben siyasete ilgi duymaya başlamıştım. Çokta meraklı bir insanım. Dolayısıyla rehber hocamın da tavsiyesi ile gazetecilik fikri aklıma geldi. Babamla paylaştım. Bu fikir yavaş yavaş olgunlaşınca da üst sıralara Marmara Üniversitesi Gazetecilik bölümünü yazdım. Sınava girdim, sınav umduğum gibi geçti. Okulu kazandıktan sonra da artık bu mesleği yapacağım belli olmuştu. Yani okul öncesi istemiştim, istediğim bölümü kazanmıştım ama her şey kazandıktan sonra başladı. Şüphesiz bizim okulda, daha doğrusu bizim meslekte bir doktor, bir mühendis gibi mezun olduktan sonra işe   başlamıyorsunuz. Tam tersi okurken bir şeyler yapmaya başlamanız gerekiyor ki o aradaki mesafeyi kısaltın. Bir an evvel iş hayatına     atılabilin. 1. Sınıfı okuduktan sonra 2. Sınıfın hemen başında rahmetli Mehmet Ali Birand’ın yapımcısı olduğu 32.Gün Haber Programı ekibine dahil oldum. Ve üniversite 2. Sınıftan beri bu güne kadar bir fiil 20 yıldır aktif gazetecilik hayatım devam ediyor.


Gazetecilik nedir ve gazeteciliğin can damarı olan muhabir diye kime denir?


Şimdi; eski genel yayın yönetmenlerinden biri, herkes tanır Tuncay Özkan derki; gazeteciliğin amiral gemisi muhabirliktir. Çok haklı, çok doğru. Bende bunu Okan Üniversitesi’ndeki ders verdiğim öğrencilerime de anlatıyorum; gazetecilik meslektir ve mesleğin amiral gemisi de muhabirliktir. Neden çünkü bir muhabir haberin sahibidir. Haberin birçok yan unsuru vardır. Televizyon habercisi iseniz prodüktörünüz vardır, montajcınız vardır, editörünüz vardır, haber müdürünüz vardır… ama son bir şey değişmez, sonuç. Sonuç şudur haberin sahibi muhabirdir. Muhabirdir o haberden sorumlu olan. Dolayısıyla muhabirliği gazeteciliğin eksenine oturtmak gerekir, etrafındaki diğer görevleri biraz böyle halkanın diğer kısımlarına göre yerleşmelidir. Tabi ki onlarda olmadan olmaz. Tabi ki bu bir ekip işidir. Gazetecilik tek bir kişinin yapacağı asla bir iş olmamıştır, ekip işidir. Ama aynı zamanda haberin tek sahibi muhabirdir. Sonuçta bir gazete ise eğer orada bir imza görürüz haberi yapan, bir televizyon haberi ise orada bir anons çeken, canlı yayın ise orada bir muhabir görürüz. Dolayısı ile muhabirliği gazeteciliğin tamda eksenine oturtmakta fayda var.



İyi bir gazetecinin sahip olması gereken özellikler nelerdir ve alınması gereken eğitimler hangileridir?

Klişedir çok çalışmak gerekir ama ben çok çalışmaktan öncesinde başka bir şey koymak istiyorum; çok meraklı olmanız gerekir. Eğer siz kendiniz merak etmiyor iseniz bunu sadece iş olarak görüp yapıyor iseniz belirli bir seviyeye kadar gelirsiniz ondan sonrası sizin için profesyonel bir iştir. Ama iyi tutkulu bir muhabir olmak istiyor iseniz merak edeceksiniz. Yani bu kendinizden başlayacak, niye böyle yada niye böyle değil. Sokakta yürüyorsunuz kaldırımda gördüğünüz herhangi bir unsurdan bahsediyorum ya da bir dükkân ya da bir vatandaşın üzerindeki bir kıyafetin bir detayı… yani eğer bu detayları merak etmez iseniz sizden çok çok üstün bir muhabir olmaz. Öncelikle kendiniz merak edeceksiniz, kendiniz merak ettiğiniz için başkalarının neyi merak edebileceklerini bir anda fark edip sorularınızı ona göre ayarlamanız gerekiyor. Dolayısıyla muhabirler zaten orda olamayanların gözü kulağıyız biz. Dolayısı ile çok meraklı olmanız lazım. Meraklı olduktan sonrada çalışacaksınız. İnatçı olmanız lazım. Bakın muhabir gerektiği zaman kapılarda saatlerce yazan bir insandır, günlerce bekleyen bir insandır. Biz günlerce bekleriz bir demeç için, bir anons çekmek için. Bazen emeğimiz boşa gider çekemeyiz. Başka bir meslek grubunda olsak bu böyle yürümez deriz vazgeçeriz. Ama muhabirlik vazgeçmemektir aynı zamanda. Dolayısı ile inatçı olacaksınız, çalışkan olacaksınız ama hepsinden önce meraklı olacaksınız.


Sizce bu mesleğin iyi ya da kötü yanları nelerdir?


İyi yanından başlayalım. Hep iyi tarafından bakın der Amerikalılar. Onları düşünecek olursak eğer, iyi tarafından başlayalım. Öncelikle kimsenin olamadığı yerlerde oluyorsunuz. Bakın bu çok önemli bir özellik. İnsanların giremediği yerlere giriyorsunuz. Çimlere basmayın sözü gazeteciler için söylenmiş bir söz değildir ya da bir başka deyişle gazeteciler çimlere basan insanlardır. O söz bizim için yazılmadı, onlar normal vatandaşlar için. Biz orda olmayanın gözü kulağı olmak için ordayız. Dolayısı ile bir patlama düşünün belki kötü bir örnek olacak ama herkes olay yerinden kaçarken siz olayın olduğu yöne doğru koşuyorsunuz. Bir kere aykırı bir meslek, son derece sıra dışı bir meslek. Kimsenin giremediği, normal vatandaşın alınmadığı, konumu, mal varlığı ne olursa olsun o insanların oraya giremediği yerlere kimi zaman akredite olarak kimi zaman kendi yöntemleriniz ile girebilirsiniz. Bir savaş düşünün; kimse savaşa gitmez ama herkes savaşta ne oluyor merak eder. Yani dolayısıyla cazip olan kısmı aslında çok enteresan. Yani kimsenin yapamadığı şeyleri yapıyorsunuz, kimsenin göremediği şeylere şahit oluyorsunuz. Bence bu kısmı çok meraklı bir muhabir olarak beni çok cezbediyor, hala daha ben mesleki heyecanımı 20 yılın ardından buluyorsam eğer hala daha işe ilk günkü başlamış gibi şevkle işe geliyorsam eğer her sabah işte bu, bu yüzdendendir. Yani iyi tarafı herkesin gidemediği yerlere gidiyorsunuz. Ayrıcalıklı bir insansınız, ayrıcalıklı bir meslektir gazetecilik. Kötü yanı da saymakla bitmez bunu da açık konuşayım. Mesai saati, gecesi gündüzü yoktur. Evli iseniz eşinizi, çocuğunuzu bekâr iseniz kız arkadaşınızı günlerce, haftalarca göremeyebilirsiniz. Çok güzel bir yemeğin ortasında en romantik bir anda, bir anda gelen bir telefonla arkadaşınızı ya da o ondaki eğlencenizi ya da o an size göre önemli olan pozisyonu, durumu bırakıp kalkıp işe gitmek zorunda kalırsınız. Bunu darbe girişiminde gördük, patlayan bombalarda gördük. Bir anda kalkıp işe gidiyoruz. Bu diğer meslek gruplarında yoktur, çok az vardır ya da öyle söyleyeyim. 
Dolayısı ile çalışma şartları zordur. Bunu karşılığında, bu kadar anlattığımın üzerine insan iyi bir maddi beklenti bekliyor değil mi? Kimsenin gidemediği yere gidiyorsunuz, kimsenin göremediklerini görüyorsunuz, çalışma saatleriniz son derece esnek… Karşılığı böyle oldukça yüklü olması lazım. Hiç değil. Tam tersi. Yıllarca uğraşıyorsunuz uğraşıyorsunuz çokta fazla kazanan meslek gruplarının başında da gelmiyor gazetecilik. E niye bu kadar zahmeti çekiyorsunuz? İşte az öncede bahsettim tekrar etmekte fayda var; işte bu ayrıcalıklı olan kısmı sizi cezbediyor. Bu meslek sadece bir meslek değil aynı zamanda bir tutku. Dolayısı ile zor kısımları çok var. Mesai saatleri, karşılığını alamamanız günümüzün şartlarında vb. bu tarz olumsuz şartları var ama dediğim gibi hep olumlu şartları bizi bu mesleğe halen daha sımsıkı sarılmamızı sağlıyor.


NTV Haber Muhabiri Korhan Varol  ile yaptığımız röportajın tamamına ‘’Gazetecilik/Muhabirlik’’ konulu bölümümüzde izleyebilirsiniz. İyi seyirler dileriz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder